23 Temmuz 2008 Çarşamba

Dur gitme diyebilmek...

“Bir hikaye birkaç farklı yolla anlatılabilir, ve bunları ilginç kılanda budur.” GİTME KAL Dur Gitme..aşkına sahip çık..
Sıcak bir Temmuz günü, öğle vakti buluşmuşlardı. Bütün gece söyleyeceklerinin provasını yapmıştı ve bir şeyden emindi konuşacaktı. Evet, bu defa susmayacaktı, oturup onun gitmesini izlemeyecekti. Ve, işte hareket vaktiydi şimdi. Hemen kalktı masadan, hızla uzaklaşan sevdiğine koştu, yakaladı elinden ve sıkıcı tuttu. Gözlerini gözlerine çiviledi… Ve… ve söyledi o iki kelimeyi.. ‘Gitme kal’.. Evet, bir ömür boyu devam edecek bir hayata ilk adımı atmıştı. Ne mal-mülk ne de babasının tehditleri-korkutmaları umurunda değildi artık. Çok mutluydu, sade bir düğünle evlenmişti, üç-beş dostları vardı. Buruklardı belki biraz ama olsun seviyorlardı birbirlerini. *** Yıllar peşpeşe hızla geçmiş bu mutlu aile tüm zorluklara, geçim sıkıntılarına ve anne-babasının entrikalarına rağmen, kimseye aldırmadan birbirlerine sıkıca sarılarak koca bir ömrü devirmişlerdi. Çocuklarda büyümüş, eve-barka karışmışlardı hatta torunlar neşe üstüne neşe katmışlardı bu sıcak yuvaya *** Sıcak bir temmuz günü, pencerenin önünde oturmuş dışarıdaki insanları seyrederken dalmıştı yine geçmişe… Birden aklına şu soru takıldı “Acaba o gün ‘Gitme kal’ demeseydim ne değişirdi hayatımda?” Yoksa pişman mıydı hayır, hayır pişman değildi. Ne babasının tehditleri, ne alıştığı lüks hayattan kopma, ne de yaşadığı zorluklar, verdiği karardan pişman etmemişti onu “gerçek aşkı” bulmuştu. Tebessüm etti çektikleri tüm sıkıntılara. Bir an şu soru takıldı kafasına “Acaba o gün ‘Gitme kal’ demeseydim nasıl olurdu bugün?” Bırak bırak pişmanlıkla dolu olurdu diye fısıldadı kendi kendine ve kalktı oturduğu yerden içinde tarifsiz bir mutluluk vardı. İşte bu “Mutlu bir son” olmaya aday bir hikaye oldu sanki. *** Bölük-pörçük cümlelerle bu kadar yazılabiliyor. İşte hayatta -bence- böyle bir şey, hani bir düşünür demiş ya “Hayat; silgi kullanmadan resim yapma sanatına denir.” Evet, bir silgim olsa neyi silip değiştirirdim diye düşünmüştür belki herkes. Ben düşündüm ve silgim yok iyi ki dedim, iyi ki yok evet, bazı kötü hatıralar vardı ama onlar olgunlaştırmıştı beni. Ben silgisiz devam edeceğim, J Ya siz ? Bir silginiz olsun ister miydiniz.

0 kişi demiş ki: