HİÇ SÖYLENMEMİŞ SÖZLER
Susmayı seçen her insanda vardır bu tür sözler. Kendi iç dünyasında döner durur. Sahipsizdir o sözler. Ne muhatabı vardır ne de hatibi. Zira susmuştur artık onların sahibi. Hiç söylenmemiştir o sözler. Belki bir kırgınlık, belki bir kızgınlık vardır içinde saklı olan…
Hiç kimseyedir o sözler. Hiç yazılmış, hiç söylenmemiştir. Varlığı bir hiçtir ama garip ki vardır. Var olması için hiçlikte kaybolmuştur. Hiç ile anlam bulmuş, derinlik kazanmıştır…
Hiçlikten çıkmak için yazıya sığınır çoğu zaman. Dil takatten düşünce, ele baş vurur çaresizce.
Dil susmuştur artık, el savunma yapmaktadır. Kalem konuşmaktadır. Yazı anlatmakta…
“Derdini söylemeyen derman bulamaz”mış, peki söylemese de yazsa derdini derman olur muydu? Hiç söylenmemiş sözlerini kaleme alsa... Dilinin söyleyemediğini, gönlü yazsa satırlara... Bir kara kalemden çıkan satırlar derman olur muydu derdine?
Çok mu zor konuşmak? Sumak kolayı seçmek mi? Hiç söylenmemiş sözler bir gün yüzüne çıkar mı? Dil onları söyleyecek cesareti bulur mu? Söylenmemi mi gerekir? Yoksa hiçlikte kalması mı?
Sorular sorular… Birbiri ardına uzanan, gönülden kaleme dökülen sorular.
Hiç söylenmemiş, hiç anlatılmamış ve hiç kimseye bir serzeniş…


1 yorum:
susmak daha kolay geliyor insana, satırlara dökmek daha çabuk ama susmayıp konuşmaktır,paylaşmaktır kıymeti olan, kıymetli olan...
Yorum Gönder